Homeros’un yaklaşık 3 bin yıl önce anlattığı Odysseia, savaşın bitiminden sonra başlayan 10 yıllık dönüş yolculuğu üzerinden bugün hâlâ karşılığını bulan bir soruyu gündeme getirdi: İnsan neden eve dönmek ister? Yazar, Uzman Klinik Psikolog Hatice Keltek, Odysseus’un Troya’dan İthaka’ya uzanan yolculuğunu yalnızca mitolojik bir kahramanın eve dönüşü olarak değil, insanın geçmişi, hafızası, kimliği ve kendisiyle yeniden karşılaşma süreci olarak ele aldı.
10 YILLIK YOLCULUK, 20 YILLIK AYRILIK
Odysseus Troya Savaşı sona erdiğinde ülkesine dönmek istedi ancak İthaka’ya ulaşması 10 yıl sürdü. Böylece savaşa gidişinden dönüşüne kadar toplam 20 yıllık bir zaman geçti. Bu süre içinde karşılaştığı fırtınalar, yaratıklar, tanrılar ve baştan çıkarıcılar kadar kendi kararlarının sonuçları da dönüşünü geciktirdi. Keltek’in değerlendirmesinde bu uzun yolculuk, insanın yalnızca fiziksel olarak değil, yaşadıkları ve yaptığı seçimlerle de kendisinden uzaklaşabileceğini gösterdi.
HER SIĞINAK YURT DEĞİL
Odysseus’un dönüşünü geciktiren durakların başında Kirke ve Kalypso’nun bulunduğu adalar geldi. Özellikle Kalypso’nun yanında 7 yıl geçirmesi, insanın yolunu kaybettiği bir yerde zamanla kalıcı bir hayat kurabileceğini ortaya koydu. Ancak yazıda vurgulandığı gibi, bir yerde uzun süre kalmak orayı otomatik olarak “yurt” hâline getirmedi. Eve dönüş arzusu, insanın kendisini ait hissettiği köke yeniden yönelmesiyle ilişkilendirildi.
İTHAKA’YA DÖNEN ADAM, BIRAKTIĞI ADAM DEĞİLDİ
Odysseus İthaka’ya ulaştığında yalnızca 20 yıl önce bıraktığı ev değişmemişti; Penelope artık bıraktığı kadın, Telemakhos ise bıraktığı çocuk değildi. Üstelik Odysseus kendi ülkesine bir yabancı gibi girmek zorunda kaldı ve kimliğini başlangıçta gizledi. Keltek, eve dönüşün geçmişte bırakılan hayatı aynen geri almak anlamına gelmediğine dikkat çekerek, insanın değişmiş hâliyle eski ilişkilerinin içine yeniden girmesinin yeni dengeler yaratabileceğini belirtti.

İNSAN HATIRLADIĞI YERE DEĞİL, HATIRLANDIĞI YERE DÖNER
Odysseus’un dönüşündeki tanınma sahneleri, hafızanın da yolculuğun bir parçası olduğunu gösterdi. Eurykleia onu eski yara izinden tanırken Penelope, karşısındaki yabancının anlattıkları üzerinden kendi kocasının hikâyesini yeniden hatırladı. Böylece 20 yıllık ayrılığın ardından Odysseus yalnızca “Ben kimim?” sorusuyla değil, başkalarının hafızasında kim olarak kaldığı sorusuyla da karşılaştı. Keltek’in köşe yazısının vardığı noktada eve dönüş, başa dönmekten çok değişmiş hâliyle yeniden ait olabilme arayışına dönüştü.











