Sanatın Evrimi’nin 84. bölümünde, çağdaş resim pratiğini disiplinlerarası bir bakışla ele alan genç sanatçı Ediz Birlikdoğan konuk oluyor. Programın sunuculuğunu Günsu Saraçoğlu üstlenirken, yapım Evrim Sanat ve Mikado İletişim imzası taşıyor.
Bu bölümde, Birlikdoğan’ın sanat yolculuğu yalnızca kronolojik bir özgeçmiş olarak değil; düşünsel, kavramsal ve üretim pratikleriyle iç içe geçmiş çok katmanlı bir süreç olarak ele alınıyor. Genç yaşına rağmen yoğun bir akademik ve atölye deneyimine sahip olan sanatçı, sanat üretimini sabit bir disiplinle sınırlamak yerine, farklı alanlardan beslenen dinamik bir yapı olarak tanımlıyor.

Adana’da başlayan yaşamı, Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde aldığı eğitimle yön bulan Ediz Birlikdoğan; serigrafi, seramik, fotoğraf ve video art gibi farklı disiplinleri deneyimlemesinin, bugün ulaştığı özgün anlatım dilinin temelini oluşturduğunu vurguluyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Temel Sanat Eğitimi alanında sürdürdüğü çalışmalar ise, sanatçının akademik disiplini kavramsal özgürlükle birleştirdiği önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Program boyunca, eğitimin yalnızca teknik bir kazanım değil; sanatçının düşünme biçimini dönüştüren, onu sorgulamaya ve araştırmaya iten bir süreç olduğu fikri güçlü biçimde hissediliyor.

Sanatçının üretim pratiğinin merkezinde, 15. yüzyılda başlayan Rönesans aydınlanması ile günümüzde yaşanan dijital aydınlanma çağı arasında kurduğu paralellik yer alıyor. Birlikdoğan, sanat tarihini birebir yeniden üretmekten kaçınarak onu bir referans alanı olarak ele alıyor; dijital dünyada tasarladığı imgeleri geleneksel yağlı boya tekniğiyle tuvale aktararak zamanlar arası bir sentez kuruyor. Altıgen formlar, algoritmik düzenler, binary kodlar ve sembolik yapılar; sanatçının evren, zaman, madde ve anlam kavramlarını aynı yüzeyde buluşturmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, izleyiciye yalnızca görsel bir deneyim değil, aynı zamanda düşünsel bir okuma alanı sunuyor.
Programda ayrıca Ediz Birlikdoğan’ın atölye pratiği, üretim sürecindeki belirsizlik ve riskle kurduğu ilişki, renk üzerinden tanımladığı özgürlük alanı ve sanatçının önce kendi işini beğenme gerekliliğine dair yaklaşımı öne çıkıyor. Sanatçının, çağdaş sanatın sınırlarının sabit olmadığına dair vurgusu; hızla değişen dijital çağda sanat üretmenin kaçınılmaz olarak sürekli bir “güncellenme” hali gerektirdiğini ortaya koyuyor. Sanatın Evrimi – 84. Bölüm, geçmiş ile geleceği aynı düzlemde düşünen, dijital ve gelenekseli birlikte ele alan bir sanat pratiğini yakından tanımak isteyen izleyiciler için kapsamlı, derinlikli ve ilham verici bir söyleşi sunuyor.














